İSMET ŞAHİN: BAŞKA BİR DÜNYA MÜMKÜN: AKP Neden Saldırganlaştı

5 Şubat 2011 Cumartesi

BAŞKA BİR DÜNYA MÜMKÜN: AKP Neden Saldırganlaştı

AKP ülkemizin acil çözüm bekleyen sosyal, ekonomik, siyasal ve uluslar arası sorunlara karşı hiçbir çözüm üretemediği gibi sorunları uyguladığı politikalarla daha da içinde çıkılmaz bir hale sokmaktadır.

AKP önce büyük bir sorumsuzluk içinde küresel ekonomik krizi yok saymıştır. Krize karşı gerçek bir önlem almamış ve sonuçta ülke ekonomisi %25’lerin üzerine çıkan işsizlik oranı ile çökme noktasına gelmiştir. AKP kriz karşısında geniş halk yığınlarının beklentilerini değil küresel sermayenin beklentilerini karşılayacak önlemler almaktadır. Türkiye halklarını ise açlığa ve sefalete mahkum etmektedir.

AKP’nin ekonomik kriz karşısındaki paketi anlaşılmıştır. Türkiye halklarını bir taraftan dini istismar ederek uyutmak esas olarak diğer taraftan açlıkla boğuşan Türk halkının karnını Kürtler ile yani milliyetçilik ve savaş ile doyurmaya çalışmaktır. İnsanlarımızın iş ve aş taleplerini savaş kışkırtıcılığı yaparak karşılamaktadır. AKP küresel sermaye ile birlikte Türkiye halklarının boğazlaşmasını tezgahlamaktadır.

Kamuoyunun da bildiği gibi 2007 Temmuz seçimlerinde Türkiye'nin tamamında Kürtlerin geniş bir kesimi diğer seçmenlerimiz gibi yaşamış oldukları ekonomik ve politik baskılardan kurtuluşu sağlayabilecek ve umutlarını karşılayacak bir siyasi parti olarak AKP'yi görmüşler ve oy vermişlerdir.

Bu nedenle bu seçim aynı zamanda bir barış referandumuydu. Bölge halkı bu referandumda "Ben savaşın durdurulmasını istiyorum" demiştir ve çözüm partileri olarak ta AKP ve BDP’yi göstermiştir. AKP 2007 seçimlerinde Kürt halkının kendine yöneliminin siyasal mesajlarını doğru okumamıştır. Kürt Halkı AKP’den Kürt sorununu barış temelinde çözmesini beklemekteydi.

Ama AKP, toplumun örgütlenmesini ve bilinçlenmesini engelleyen, muhalefeti yok etmeye çalışan sosyal ve siyasal politikalara başvurmaktadır. Bu bağlamda toplumun yalnızca AKP’nin siyasal gelişimine yardımcı olan tarikat tarzında örgütlenmesine ve bundan beslenen güç ilişkilerine dayanan yeni liberal politikalar uygulamaktadır. Toplum üzerinde kurulmaya çalışılan bu hegomonik güç ilişkileri, tek başına güce değil, ayrıca gücü mistifike eden belli dinsel değerlere ve sembollere de dayanmaktadır. AKP toplum üzerinde kurduğu bu sosyal ve kültürel hegemonya ve kontrol mekanizmaları üzerinden siyasal hegemonyasını baskı ve şiddet ile geliştirmektedir. AKP’nin istediği toplum, her koşulda ve her durumda açlık, para ve baskıyla ile terbiye edilmiş itaatkar, düşkün, sefil ve dağınık bir toplumdur.

AKP sahte vaatlerle ve baskılarlar artık Türkiye halkını uzun sure kandıramayacaktır. Ve girdiği açık baskı politikaları hiçbir sonuç vermeyecek.

Seçimler sonrası AKP’nin baskı politikalarının asıl önemi devletin karşısında sivil toplum alanında gelişmiş, ulusal-toplumsal muhalefetiyle Kürt halkının, yüzlerce yıldır süre gelen sömürüye karşı dipten gelen başkaldırısının ve Türkiye emekçilerinin demokratik cumhuriyet taleplerinin yani kısacası Türkiye demokrasisinin üzerinde yükselebileceği tek gerçek programın sürdürücüsü olan DTP’nin AKP tarafından boğulma çabasında aramak gerekir.

Çünkü BDP küresel sermayenin ve AKP’nin halklarımıza karşı giriştikleri bu yeni haçlı seferlerine karşı durabilecek tek gerçek demokratik, özgürlükçü sol partidir.

Çünkü BDP Kürt, Türk bütün Türkiye halklarının ekonomik refah ve özgürlüklerinin savucusu olan tek gerçek partidir.

Çünkü BDP, ülkemize Nazım Hikmet’in romantik aşkı, Deniz Gezmişlerin özgürlükçü ruhu, Kürt halkının özgürlük, barış ve Türkiyeli kardeşleriyle birlikte yaşama iradesidir.

BDP, AKP’nin halklarımızı sefalete sürükleyen liberal ekonomik programına ve halklarımızı boğazlaşmaya götüren, topraklarımızı kan gölüne çevirecek savaş kışkırtıcılığına izin vermeyecek.

Parti çalışanlarımız ve gençlerimiz derhal serbest bırakılsın.

Küresel sermaye güçlerine onun buradaki iş takipçisi AKP’ye karşı Türk, Kürt bütün Türkiyeli ezilen halklarımız ile birlikte BDP yanıtı şudur:

VARDIK, VARIZ, VAROLACAĞIZ.

0 yorum: